BEN & BİZ

Tanım

Daha sonra detaylandırmak niyetindeyim. Ama bir iki cümleyle özetlersek; paylaşmak, yararlı alışverişlerde bulunmak. İşte insan olmanın gereği neyse; insan doğasına sonradan yedirilmiş-hastalık demek belki biraz ağır olur- virüsleri tanımlamak ya da en azından çabasını vermek...


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

ÖĞRETMENİM CANIM BENİM...

ÖMER ERMİŞ
"Polis aramış beni

bugün

Ya kantinde öğrencilerle

Ya da kitaplıktadır, demişler.

Oysa ben,

Uykusunda gülen

Bir çocuğun düşündeydim

O mutlu tomurcuğu içinde,

Polis aramış...

Bulamamış

Düşü yasaklamış." *

Şair sordu öğretmeni nasıl anladılar diye, onlar tazyikli su, gaz bombası, copla anlattılar meramlarını. Oysa onlar uykusunda gülen bir çocuğun düşü olabilmek için çıkmışlardı yola. Ne mi istemişlerdi?

İkili eğitimden tekli eğitime geçilsin,

17636 okulda birleştirilmiş sınıflarda eğitim verilmesin demişlerdi. Aldıkları cevap neydi; su, gaz, cop...

Kalabalık sınıflarda eğitimin niteliğinin olumsuz etkilendiğini o yüzden sınıf mevcutlarının 60 değil 24 öğrencili olması gerektiğini söylemişlerdi. Karşılığı neydi; su, gaz, cop...

Sağlıklı beslenmeleri için anaokulundan başlayarak tüm ilköğretim öğrencilerine ücretsiz süt verilmesini istiyorlardı. Çünkü eğitimde başarıyı yakalamanın yollarından birinin sağlıklı beslenme olduğunu biliyorlardı. Öğrencileri süt içsin diye onlar ne yemişti? Dayak, su, gaz, cop...

Sağlık taraması istiyorlardı öğrencileri için, sağlıklı nesiller yetiştirmek adına. Karşılığında nelerini kaybettiler? Sağlıklarını. 6 ay yürüyemeyeceklerdi bacaklarına yakın mesafeden, sıkılan gaz mermileri yüzünden, kulak zarları patladığı için tazyikli sudan, eskisi kadar iyi duyamayacaklardı ama olsun, öğretmenlik gönül mesleğiydi para için yapılmayacağı gibi duymadan da , yürümeden de yapılabilirdi.

Eğitimde kadrolaşma istemiyorlardı. Demokratik bir yönetim anlayışı olsun, haksızlık olmasın her şey adil olsun istediler. Onların istediğini onların yetiştirdikleri istemediler. Cevapları neydi? Su, gaz, cop...

Eğitimin bir parçası olan hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ve eğitime hazırlık ödeneğinin tüm eğitim ve bilim emekçilerine verilmesini istiyorlardı. Ödenek olarak ne aldılar? Su, gaz, cop...

Kendileri için yakacak yardımı talep ediyorlardı, gelirlerinin yüzde 20'sini harcadıkları için ısınmaya. Veremezlerdi, öyle ya herkes Erzurum'da Kars'ta yaşamıyordu. Hem sabahın ayazında tazyikli sulardan kaçmayanlar ne yapacaktı yakacak yardımını. Test etmişlerdi üşümüyordu bu öğretmenler...

Mesleki saygınlıklarını geri döndürebil-mek için cumhuriyetin ilk yıllarını arayan eğitim emekçileri, üç-dört yıldır artmayan ek ders ücretlerinin artmasını istiyorlardı. Hiç olmazsa ek iş yapmaktan kurtulurlardı. O da olmadı. Alacakları belliydi, su, gaz, cop...

Bir de grevli toplu sözleşmeli yasa istiyorlardı. İstediklerinin en masum olmayanıydı. Taleplerine evet derlerse ne yapardı bu öğretmenler. Ne de olsa bindirilmiş kıtalardı. O zaman hiç baş edilmezlerdi. Onu hiç akıllarına bile getirmek istemediler.

Sahi ne istemişlerdi bu öğretmenler? Bu kadar dayak, tazyikli su, gaz bombası, gaz mermisi yiyecek kadar...


Tarih: 09:36, Perşembe, Kasım 30, 2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

A.B NE BİZ BÖYLE GİRERİZ

SUÇÜSTÜ: 11 ilde hırsızlık yapan 4 kadın yakalandı Metni büyültün Metni küçültün 

AĞRI Emniyet Müdürlüğü, 11 ilde hırsızlık yaptıkları belirlenen 4 kadını, bir mağazadan havlu ve nevresim çalmak isterken yakaladı. Bir ihbarı değerlendiren Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, mağazadan havlu ve nevresim takımı çalma girişiminde bulunan G.A, L.İ, A.K. ve R.K'yi suçüstü yakaladı. 4 kadının emniyetteki sorgularında, Van'dan Ağrı'ya gittikleri ve 11 ilde hırsızlık yaptıkları öğrenildi. Kadınlardan G.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, diğer sanıklar yargılanmak üzere serbest bırakıldı. AA

 

TOPLUMSAL CİNNET, İNSANLARIN ACİZLİĞİ... KESİNLİKLE HIRSIZLIK YAPMAYI MEŞRULAŞTIRMAK DEĞİL YAPTIĞIM, FAKAT NE HALE GELDİK. İNSANLARA PARA KAZANMA, HAYATINI İDAME ETME ALTERNATİFLERİ SUNMAZSAK, ZEKİ TÜRKİYELİLER!  KOLAY PARA KAZANMA YOLLARINI HEP ZORLAMIŞTIR.

EN KÖTÜSÜ HAYAT, TOPLUM KONTROL EDİLEMEZ Bİ NOKTAYA EVRİLİYOR.

YASALARIN AVRUPALILAŞTIRILMASINDAN BİZİM ANLADIĞIMIZ DA YAKAL BIRAK.

EĞER SUÇ DÜŞÜNCEYLE, YAZIYLA, ELEŞTİRİYLE, ALTERNATİF YAŞAM FİKİRLERİYLE İLGİLİ DEĞİLSE, YAKAL BIRAK...


Tarih: 09:26, Perşembe, Kasım 30, 2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

SELAM HAPINIS

Konya İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, katıldığı bir televizyon programında özel bir firmadan satın aldığı iki dairenin özelliklerini anlata anlata bitiremedi. Sunucusu ile samimi bir ortamda gerçekleşen programda Tuzcu, sürekli olarak aldığı dairelerin ne kadar iyi olduğunu anlattı ve sunucunun kayınpederinin bile aynı siteden daire almasını istedi. Konya'daki KON TV'de yayınlanan Kentte Yaşam programına ailesiyle beraber konuk olan Tuzcu, sunucuyla yatağa bile uzandı. Sık sık inşaat firmasının isminin ve telefonlarının yayınlandığı programda Emniyet Müdürü, Konya'da böyle bir site olmadığını söyledi. İşte Emniyet Müdürü'nün programda söylediklerinden bazıları:

- Ben evin sağlamlığına bakarım. (Duvara vurarak) Bak bak ev bu işte, şahane, ev dediğin böyle olur. Kayınpederine söyle o da buradan daire alsın, Konya'ya yerleşsin.

- Her odasında ayrı bir güzellik var.

- Bak hele bak, şu jakuziye bak. Böyle jakuzili daireyi gördün mü sen bu civarda? Aldığıma bir kez daha sevindim, hiç pişman değilim.

- Biliyorsun havagazı da geliyor, ısınması da doğalgazla olacak buranın. Konya'da bu konutlarının bir benzeri daha yok, yapılmadı.

 

BİR SÜRÜ BOMBOŞ VAKTİ OLAN CHP MİLLETVEKİLLERİ ALIN SİZE KONU HADİ BAKALIM...


Tarih: 09:18, Perşembe, Kasım 30, 2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KATİL BUŞT

7 ayda 4 bin Iraklı hayatını kaybetti!

Irak'ta yılbaşından bu yana meydana gelen şiddet olaylarında, çoğu sivil 4 bin Iraklı hayatını kaybetti. İçişleri, Savunma ve Sağlık Bakanlığı kaynaklarından elde edilen istatistiklere göre, 2005'in ocak ayından bu yana ölen Iraklıların 2072'si sivil, 855'i direnişçi, 765'i polis, 308'i asker.


En çok can kaybı meydana gelen ayın mayıs olduğu belirtilen istatistiklerde, yılbaşından bu yana 4785 direnişçinin gözaltına alındığı kaydedildi.
İstatistiklere göre, bu ay Irak'ta 578 polis, asker ve sivil öldürüldü, 846 Iraklı yaralandı.
Bu ay saldırıların sayısında düşüş olduğu ve Irak'ta haziran ayında 160, temmuz ayında 109 saldırı düzenlendiği belirtildi.


Tarih: 08:22, Pazar, Temmuz 31, 2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KARAMSARLIK YA DA ZEVK ALMAK

Ağustos yağışla geliyor!

Ağustos ayı sağanak yağışla geliyor, yeni haftanın ilk üç günü iç ve kuzey bölgelerde sağanak yağış geçişleri görülecek. Yağışların, yarın Doğu Akdeniz'in doğusu ile Doğu Karadeniz'in doğusunda etkili olması bekleniyor. İstanbul salı ve çarşamba sağanak yağış altında.


Yaz güneşine 3 gün ara... Ağustos ayı sağanak yağışla geliyor, yeni haftanın ilk üç günü iç ve kuzey bölgelerde sağanak yağış geçişleri görülecek. Yağışların, yarın Doğu Akdeniz'in doğusu ile Doğu Karadeniz'in doğusunda etkili olması bekleniyor. İstanbul ve Erzurum salı-çarşamba günleri sağanak yağış altında. Adana ise yarın ve salı günü sağanak yağışlı...
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, yağışlar öğle ve akşam saatlerinde kısa süreli ve lokal olacak.
Hava sıcaklığı yağış alan yerlerde biraz azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Önümüzdeki 3 günde en düşük ve en yüksek hava sıcaklıkları şöyle: İstanbul 23/27, Ankara 18/30, İzmir 25/35, Adana ve Antalya 24/32, Erzurum 10/27, Trabzon 23/27, Diyarbakır 20/37.
Yarın İç Anadolu, Batı Akdeniz'in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Ordu, Tokat, Bolu, Düzce, Afyon ve Kütahya çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Yağışlar, Doğu Akdeniz'in doğusu ile Doğu Karadeniz'in doğusunda etkili olacak.
Salı günü ise Marmara'nın kuzeyi, Batı Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzeyi, Doğu Akdeniz'in doğusu ile Sivas çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış tahmin ediliyor.
Çarşamba günü ise Marmara'nın kuzeyi ve doğusu, Batı ve Orta Karadeniz'in kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Akdeniz'in kuzeyi ile Tokat çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek.


Tarih: 08:12, Pazar, Temmuz 31, 2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

DÜNYA DÜNDE Mİ KALACAK

Dünya’nın radyasyonu ölçüldü

Bilim insanları ilk kez Dünya’nın tabii olarak yaydığı radyasyonu ölçtü. Japonya’da kurulan bir merkezde bilim insanları, nükleer çürümenin Dünya merkezindeki ısıya katkısını araştırıyor.


Dünya’nın merkezinde açığa çıkan ısı, üst katmanlardaki sıvı demiri tetikliyor ve böylece manyetik alanlar oluşuyor. Dünya’nın merkezinde üretilen ısının kaynağı, bilim insanları için hala bir soru işareti. Sondaj kuyularında yapılan incelemelerden Dünya’nın merkezinde 30 ila 44 terawatts ısı çıkardığı tahmin ediliyor.

Bilim insanları bu ısının önemli bir kısmının radyoaktif elementlerin çürümesinden gerçekleştiğini tahmin ediyor. Dünya’nın toplam içerdiği uranyum ve toryum kütlesini hesaplayan jeologlar, radyoaktivitenin Dünya ısısının 19 terawatt’lık bölümünü ürettiğini düşünüyor.

SIR KÜPÜ ‘ANTİ-NÖTRİNO’LAR
Dünya’nın merkezindeki radyoaktif oluşumlar hakkında daha güçlü yargılara varmanın en sağlıklı yolu anti-nötrino adı verilen parçacıklardan geçiyor. Bu parçacıklar, nötrino denen yüksüz ve ağırlıksız partiküllerin anti-maddesi sayılıyor. Anti-nötrinolar uranyum ve toryumun çürüyerek kurşuna dönüşmesi sonucunda açığa çıkıyor. Bilim insanları şöyle düşünüyor; “eğer anti-nötrinolar Dünya’nın merkezinde bir yerlerde meydana geliyorsa, o halde ulaşılabilir olmalılar”, çünkü anti-nötrinolar maddelerin içinden geçebiliyor.

Anti-nötrinolar katmanların ve mantonun da nükleer kompozisyonu konusunda ipuçları verecek. Anti-nötrino sayım çalışmalarında bilim insanları gelecekte çoklu detektörlerden oluşan bir ağ kurarak parçacıkların tam olarak kaynağını tespit edebilecek.

KAMLAND ANTİ-NÖTRİNO DETEKTÖRÜ
Japonya’daki Kamioka kentindeki KamLAND adlı anti-nötrino detektörü, bir süredir anti-nötrino tespitleri yapıyordu. Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekip, Dünya’nın merkezinden saniyede santimetre kare başına 16.2 milyon anti-nötrino fışkırdığını tespit etti.

Ancak bu tespite göre, bu yükte anti-nötrino üreten radyoaktivitenin Dünya’nın merkezinde 60 terawatt’lık bir ısı yaratabilecekken, açığa sadece 24 terawatt çıkması, bilim insanlarının kafasını karıştırıyor. Bu sonuca ilişkin olarak, KamLAND ekibinin başı Hawaii Universitesi uzmanı John Learned, anti-nötrino ölçümleri konusunda henüz yolun olduklarını vurguluyor.

Anti-nötrino hesaplamaları Dünya’nın çekirdeğindeki ısıyı meydana getiren radyoaktif oluşumları açıklayacak. Çekirdekten yayılan ısının başka nedenleri de var, örneğin sıvı demir ve nikelin kristalizasyonu ısının artmasına katkıda bulunuyor.


Tarih: 08:10, Pazar, Temmuz 31, 2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Trafik canavarı Ağustos ayında mesaide!

Türkiye'de son 4 yılın istatistik verilerine göre, en fazla ölümlü ve yaralamalı trafik kazaları ağustos ayında yaşanıyor.


Emniyet Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinden derlenen bilgiye göre, son 4 yılda sıcaklıkların artmasıyla tatilcilerin seyahatleri, gurbetçilerin yurda gelmesi ya da ayrılması gibi nedenlerle, ağustos aylarında diğer aylara oranla daha fazla ölümlü ve yaralamalı trafik kazaları oluyor.
Türkiye'de 2000 yılı Ağustos ayında yaşanan 39 bin trafik kazasında 481 kişi öldü, 13 bin 373 kişi yaralandı.
2001'de ise 33 bin 227 trafik kazasında 355 kişi öldü, 10 bin 410 kişi yaralandı.
Ağustos ayı, 2003 ve 2004 yıllarında da aylara göre en fazla ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarının yaşandığı ay olma özelliğini korudu.
2003'de meydana gelen 422 bin 302 kazadan 36 bini ağustos ayında gerçekleşti. Kazalarda 325 kişi öldü, 2 bin 818 kişi yaralandı. 2004'de 494 bin 851 kazanın 41 bin 792'si ağustos ayında oldu. Bu kazalarda 323 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 82 kişi de yaralandı.

KAZALARIN EKONOMİYE ETKİSİ
Türkiye genelindeki trafik kazalarının ekonomiye verdiği zarar ise hafife alınmayacak boyutlara ulaştı.
Kazalar, 2003'de ülke ekonomisine 468 milyon 335 bin 636 YTL zarara yol açtı. 2004'de ise 494 bin 851 kaza, 652 milyon 191 bin 328 YTL ekonomik kayba neden oldu.


Tarih: 08:08, Pazar, Temmuz 31, 2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Kazım Koyuncu'nun vedası herkesi üzdü

İnternet sitesinde hayranlarına, "Sağlığım nedeniyle geceye katılamayacağım. Karadeniz, özgür bir sudur. Bir olguya, bir kişiye bağımlı değildir. 'Hey Gidi Karadeniz' geceleri devam etmelidir" diyen Koyuncu, konsere saatler kala hayata veda etti.


Türkiye'nin ilk Laz-Rock grubunun kurucusu, Karadeniz müziğinin özgün sesi Kazım Koyuncu, 33 yaşında kansere yenik düştü...
"Nedense çok istedi bu konserin olmasını Kazım... Sağlık durumu hiç iyi değil. Kanser ciğerlerini tüketti. Solunumu tüplerle sağlanıyor. Bütün bu kötü tabloya karşın kalbi genç ya, direniyor... Doktorlar hiç ümitli konuşmuyor. Eğer onu kaybedersek o konsere çıkamam, iptal ederiz heralde..."
Bu sözler, önceki gün 'Hey Gidi Karadeniz' gecesiyle ile ilgili konuşan Volkan Konak'a ait. Konak, kanser teşhisi konulduğu ilk günden bu yana bir abisi, hamisi gibi kol kanat gerdiği hemşehrisi ve meslektaşı Kazım Koyuncu'nun son nefesini vermeden birkaç saat öncesinin tablosunu bu sözlerle özetledi.

'Şov devam etmeli'
İnternet sitesinde hayranlarına, "Sağlığım nedeniyle geceye katılamayacağım. Karadeniz, özgür bir sudur. Bir olguya, bir kişiye bağımlı değildir. 'Hey Gidi Karadeniz' geceleri devam etmelidir" diyen Koyuncu, konsere saatler kala hayata veda etti.

Açıkhava'da tören
Yakınları Koyuncu'yu son yolculuğuna, son kez çıkmanın kısmet olmadığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndan gönderme kararı aldı. Etnik rock müziğin genç yıldızı, bugün saat 11.00'de Açıkhava'da düzenlenecek törenle İstanbul'dan son yolculuğuna uğurlanacak. Koyuncu'nun cenazesi kiralanan özel bir uçakla Trabzon'a, oradan da toprağa verilmek üzere memleketi Hopa'ya götürülecek.

Müziği kaldı yadigâr
6 aydır kanserle mücadele eden Koyuncu, Türkiye'nin ilk laz-rock grubu olan 'Zuğaşi Berepe'yi kurmuştu. Grup, 1995'te 'Va Mişkunan' (Bilmiyoruz), 1998'de de 'İgsaz' (Gidiyor) adlı albümleri çıkardı. Grup dağılınca Koyuncu, 2001'de ilk solo albümü 'Viya'yı, 2004'te ise 'Hayde'yi çıkardı. Kanal D'nin 'Gülbeyaz' ve 'Sultan Makamı' dizilerine yaptığı müziklerle de adından söz ettirdi.
'Hey Gidi Karadeniz' konseri Koyuncu'nun ölümü nedeniyle iptal edildi. KAZIM KOYUNCU'nun sitesi canlı renklerinden uzak, acı haberi duyuruyor. Sanatçının hayranları ise üzüntülerini internette şiir ve duygusal sözleriyle ifade ediyor.


Tarih: 09:57, Salı, Hazirane 28, 2005
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

İNSANLIK SİZDEN İĞRENİYOR...

ABD, Ebu Garib'i genişletiyor

ABD Başkanı George Bush, Ebu Garib’deki işkence skandallarının ortaya çıkmasının ardından, hapishanenin yıkılacağını açıklamıştı. Ancak ülkede süren direniş ABD’yi, mevcut hapishaneleri devretmek bir yana, bunların kapasitesini artırmaya yöneltiyor.


Irak’ta işgalci ABD’nin, Ebu Garib hapishanesinin de aralarında bulunduğu hapishaneleri genişlettiği ve yeni gözaltı merkezleri inşa ettiği ileri sürüldü.

İngiliz The Independent gazetesine göre, ABD birliklerinin Ocak ayında göz altında tuttuğu Iraklıların sayısı, 7 bin 837’den 10 bin 783 gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Bu sayı, geçen yılın rakamlarıyla kıyaslandığında 2 kat arttı.

ABD’li askeri yetkililer böyle bir durumda, Ebu Garib’in Iraklılara devrinin gecikebileceğini belirtiyor. Bütün bu verilerin ise Irak’ta, ABD’nin durumunun daha da zora girdiğine işaret ettiği belirtiliyor.


Tarih: 09:53, Salı, Hazirane 28, 2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Kazım Koyuncu son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul'da kanser tedavisi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde hayatını kaybeden etnik rock'ın önemli temsilcilerinden Kazım Koyuncu, memleketi Artvin'in Hopa İlçesi'nde, binlerce kişinin katılımı ile son yolculuğuna uğurlandı.


Koyuncu’nun cenaze törenine katılmak için çok sayıda seveni Hopa’ya geldi. Tören için gelenler arasında sanatçı arkadaşları Volkan Konak, Gökhan Birben, Almanya’dan Selma Kociva ve Grup Yorum elemanları vardı. Törene, Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, Trabzonspor Başkanı Atay Aktuğ ve Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu da katıldı. Hopa Devlet Hastanesi’nden alınan Koyuncu’nun cenazesi, önce ilçe merkezinde Sugörün Mahallesi’ndeki evine götürüldü. Koyuncu daha sonra, sevenlerinin omuzunda, 1 saat süren yoldan yürüyen yaklaşık 1000 kişilik grup tarafından tören alanına getirildi.
Yoldan insanların da katılımı ile çoğalan grubun önünde sanatçı Birol Topaloğlu tulum çalarak yürüdü. Sevilen sanatçının tabutu, alkışlar arasında Cumhuriyet Alanı’na getirildi.
Kazım Koyuncu’nın, üzerinde adı yazılı Trabzonpor forması bulunan tabutu çevresinde, İstanbul’dan, Samsun’dan Ordu ve çevre illerden gelen yaklaşık 5 bin kişi yer aldı. Tabutun üzerine yöresel çalgı olan tulum, gitarı ve fotoğrafı konuldu. Tabutunun başında babası Cavit Koyuncu, nişanlısı Gönül Bozoğlu ve annesi Hüsniye Koyuncu yer aldı.
Tören boyunca gözyaşı döküp tabuta sarılan Gönül Bozoğlu’nu acılı anne ve baba teselli etmeye çalıştı. Burada kısa bir konuşma yapan sanatçı Volkan Konak, “Ben bundan sonra hep burada olacağım. Babası benim babamdır. Çünki benim babam yok. Bundan sonra burada olacağım. Çünki kardeşim burada. Koyuncu'yu ve ailesini hiçbir zaman yalnız bırakmayın'' dedi.

KARDEŞİNİZİ GETİRDİK

Kazım Koyuncu’nun Zugaşı Berepe (denizin çocukları) adlı grubunun üyesi Mehmet Ali Beşli ise, burada önce Lazca konuştu ve “Kardeşinizi size getirdik, size teslim ediyoruz'' dedi ve konuşmasını daha sonra Türkçe sürdürdü. Beşli, Koyuncu’nun hastalığından Çernobil’i sorumlu tutarak şunları söyledi:
“Bu Kazım Koyuncu’ya hayatın bir komplosudur. Komploya kurban gitmiştir. Bu komployu hazırlayanlar kimlerdir? Hepiniz hatırlayın. Zamanında o çayları toplayıp içtiniz. Fabrikalara verdiniz. Hepimiz Çernobil’in zararını gördük. Dönemin bakanı karşımıza çıkıp çay içti. Kanserin sorumlusu devlettir. Devlet kanserin önünü almalıdır.'' Bu arada, kalabalıktan Beşli’ye destek geldi ve ‘yuh’ sesleri yükseldi. Cumhuriyet Alanı’ndaki törenden sonra Koyuncu’nun cenazesi Hopa Merkez Cami’ne götürüldü. Cumhuriyet Alanı’nda bir de taziye defteri açıldı.

HEP BİZİMLESİN SELAM OLSUN...


Tarih: 09:49, Salı, Hazirane 28, 2005
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->